Pazar, Mart 26, 2006

Hey Gringo!

Where life had no value, death, sometimes, had its price. That is why the bounty killers appeared.


İki gün içinde üç adet "Spaghetti Western" izledim ve aşırı kovboy modumdayım. Meksika, Teksas vs. yerlere uzaklık ile ters orantılı bir his olsa gerek. Sanki insan oralara yaklaştıkça daha bir etki altında hissediyor kendini. Gerçi izlediğim filmler İtalya'da çekilmişler ama o ayrı mesele (Alakasız Not : Karşı komşumun penceresinden görebildiğim kadarıyla duvarlarında dev gibi bir Teksas bayrağı var. Değişik bir vatan bağı doğrusu.)

Filmlerin isimlerini bir kere de söylesem yazıyı uzatmama gerek kalmaz herhalde, onlar benim adıma anlatırlar durumu: (izlediğim sırayla)
  1. The Good, The Bad And The Ugly (İyi, Kötü, Çirkin)
  2. For A Few Dollars More (Bir Kaç Dolar İçin)
  3. A Fistful Of Dollars (Bir Avuç Dolar)
Tabi böyle bir yazıda Clint Eastwood, Lee Van Cleef, Eli Wallach, Ennio Morricone, ve Sergio Leone isimlerin de en az bir kere geçmesi gerekir.

Filmlerin hepsi çok güzel ama kendi aralarında sıraya dizmem gerekirse eğer - ilginç bir şekilde - sıralama, izleme sıralamamla aynı olur. (Daha da ilginç bir şekilde yapım yılları sıralamasının tam tersi bir sıralama olur!)

When a man's got money in his pocket he begins to appreciate peace.


Pek çok klişe sahne ve müzik de var bu filmlerde. Bunun kötü, sıkıcı bir şey olması gerekmez mi? Hayır, çünkü ilk defa bu filmlerde var bunlar. Yani klişe sayılmazlar. Macera hiç bitmiyor, konu sürekli değişiyor. Sıkılmak adeta imkansız. Tek nefeste, baştan sona izlemek hiç de garipsenecek bir durum değil.

Filmler hakkında daha fazla konuşmam gereksiz. Genel olarak western tarzı filmleri seviyorum zaten. Bunlar güzel olmakla birlikte yegane sevdiklerim değiller. Belki bir gün onları da yazarım ama şimdi konuyu dağıtmadan bu üç filmle ilgili bir olayı anlatayım.

Clint Eastwood ile nasıl karizma yaptım?... Az aşağıda :) (ya da o karizma yaparken ben nasıl üzerime alındım :) )

Şimdi şöyle oluyor, DVD'leri kütüphaneden alırken orada çalışan eleman şöyle bir gösteriyor "Bir Avuç Dolar"ı. "Bu mu?" diyor. Ben de "evet" diyorum haliyle. Ve efsanevi cevabı alıyorum, "Bence gelmiş geçmiş en karizmatik ve başarılı aktör Clint Eastwood, ne kadar iyi bir film seçimi". Blondie edasıyla hafiften gülümsüyorum... [bu noktada sadece şapkam, çizmelerim ve pançom eksik!] Kendime pay çıkartmış gibi oldum biraz ama neyse...

Şaka maka, adam gerçekten efsane adam, ben de takdirlerimi burdan kendisine yollamak istiyorum.

Brokeback Mountain ve öncesi

Şimdi "Brokeback Dağı" da western, bunlar da western. İnsanların, olayları tamamen çarptırmak suretiyle başka yerlerden sempatik olmak adına böyle bir western geçmişini bu hale getirmelerine kızıyorum. Bu son filmin, diğerleriyle alakası olmadığını biliyorum. Ama ben yine de bu yeni nesil kovboyların "Man With No Name" in adını lekelediklerini düşünüyorum. Burası tamamen kendi fikrim tabi, tartışmaya her zaman açık. Nihayetinde, hiç kimseye karşı hoşgörüsüz olmak niyetinde değilim.

Listen, I forgot to mention... He's not alone. There's five of 'em.


Şimdilik bu kadar. Belki bir gün daha güncel filmler hakkında da bir şeyler yazarım. Yorumlarınızı her zaman bekliyorum.

Adios Amigos...

Not: Bu yazının bir kopyası beyazduvar.com'da yayınlanmıştır.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

have no idea what you wrote, but hopefully you were praising bbm. hehe...

- esquif

iridium77 dedi ki...

yes yes, I can assure you that I am praising bbm.

:)