İlgilenenler için kısa bir bilgi notu. Eylül başında Ankara'da olacağım. Eğer olur da o tarafta olursanız görüşebilirsek çok iyi olur.
Pek çoğunuzu bir yıldan uzun zamandır görmedim. Hatta bazılarınızı çok çok senelerdir görmedim. Umarım bu sefer bir şekilde denk gelir de görüşürüz. Ne bileyim iftara gideriz, bayramlaşırız filan. Yaparız bir şeyler yani maksat beraberlik olsun.
Görüşmek üzere,
Ahmet
Pazar, Ağustos 22, 2010
Çarşamba, Temmuz 21, 2010
İkinci Çeyrek Raporu
Artık yeterince zaman geçti ve yeni bir yazı yazmanın zamanı geldi. Yeterince zaman geçtiğini burayı takip eden bir kaç kişiden aldığım "artık yeni bir şeyler ekle" taleplerinden anlıyorum. Özünde buranın amacı uzak kaldığım ama kopmadığım insanlarla iletişimimi sürdürmek. Bir çeşit toplu email tüm sevdiklerime aynı anda gönderdiğim. Umarım burayı okuyanlar da beni kendileri hakkında bilgilendirirler.
Kısa kısa olan biteni geçeyim, herkesi ilgelendiği kısmı okusun. Neler yaptım:
İletiştim
Bu uzak kalmak kavramının mesafe ile bir ilgisi olmadığını düşünmeye başladım. Tamamen vakit ile ilgili. Bir insana ne kadar çok vakit ayırırsan o kadar yakın oluyorsun bence. Ben de daha az vakitle daha ulaşılabilir olmaya çalıştım.
Siteme eklediğim "Bana mesaj gönderin" özelliği gerçekten kullanışlı oldu. Nerede olursam olayım sizlerden SMS alabiliyorum. Önce kimse kullanmaz diye düşünmüştüm ama oldukça kullanılıyor. Bir yerden birisinin aklına geliyorum ve birden bir mesaj alıyorum, güzel bir şey.
Skype ile daha ulaşılabilir oldum. Eğer bir şekilde Skype adresime sahipseniz beni her zaman arayabilirsiniz. Çevrim içi olmasam bile direk cep telefonuma ulaşacaksınız. Bu da, numaran ne, nasıl arayacağız biz seni vs gibi bir kaç problemi çözdü bence.
Sosyalleştim
Yani tam olarak sosyalleşmedim de sosyal iletişim araçlarını biraz daha fazla kullanmaya başladım. Zaten alem olmuş on yüz bin tane sosyal iletişim aracı bana sadece onları kullanmak düştü.
Bu konuda web sitemi de güncelledim. Belli başlı hesaplarımın listesini tek bir sayfada topladım.
Gezdim
Bahar ve Yaz insanı gezmeye teşvik eden aylar. Ben de ne kadar sulak yer varsa dolandım. Kumsal da kazı yaptım, tavla oynadım, karpuz yedim vs. Burayı sanırım en iyi fotoğraflarla anlatabilirim:



Okudum
Kütüphaneden kitap alıp okumak, satın alıp okumaktan kesinlikle daha keyifli. Belki yazarlar için kötü bir şeydir bu ama ne yapayım benim için öyle. Niye derseniz:
1. Bedava eğlence, güzel bir şey
2. Bedava. Eskiden bir kitabı beğenmesem bile sonunu getirmeye çalışırdım. Şimdi beğenmediğim yerde bırakıyorum. Hiç vicdan azabı, ben buna para verdim okumalıyım hissi yok. Zamanın daha değerli. Gidiyorum başka kitap alıyorum.
3. Kitaplar benim değil. İade etmem gerektiğini, üzerinde bir tarih olduğunu biliyorum. Daha seri okuyorum, daha çok okuyorum.
Öğrendim
Burayı okuyanlar benim teknik yazılarımdan çok sıkılıyorlar biliyorum. Onun için çabuk geçiyorum burayı. Android ve Bada benim için son 6 ayın favori ikilisi oldular, bu kadar söylüyorum ve atlıyorum.
Hastalandım
Evet yaz ortasında bir ara hastalandım. Bir ara da alerjilerim çok arttı. Özünde can sıkıcı olaylar. Sonuçta ufak tefek şeyler bir şekilde atlattım tabi ama tekrar tekrar söylemek isterim ki her şeyin başı sağlık.
İzledim
Pek çok film izledim son zamanlarda ve çoğunun adını bile hatırlamıyorum. Benim için yazın favorisi Toy Story 3 oldu. Oldukça eğlenceliydi.
Senfoni orkestrası eşliğinde havai fişek gösterisi izledim ki bambaşka bir şeydi. Olur da denk gelirse seneye de ordayım. Arkada Imperial March çalarken birden havai fişeklerin patlaması acaip bir duygu. Bir death star eksikti o da olmaz zaten umarım :)
Dünya kupasını izledim doğal olarak. Ama herkes izledi galiba çok yazmaya gerek yok.
Çalıştım
Önce normal çalıştım. Sonra başka başka şehirlere gittim. Başka başka ülkelerden insanlarla çalıştım. Eğlenceli bir şey aslında, hem keyifli bir şey yapıp hem de üste para almak. Garip ama gerçek budur belki :p
Değiştirdim
Blog'un görünüşü daha ferah daha geniş olduğunu düşündüğüm bir tema ile değiştirdim. Umarım eskinisi aratmaz ve okuması gerçekten kolay olur.
Başka da hiç bir şeyi değiştirmedim. Aynen kullanıyorum. Ne demişler eskisi olmayanın yenisi olmazmış :)
Hatırladım
Çoğu zaman unuttum aslında. Doğum günlerinizi unuttum, başka özel olayları unuttum, aramayı unuttum, email atmayı unuttum ama sizleri unutmadım. Her zaman hatırımdasanız. Hoşçakalın sevgiyle kalın. Olur da vaktiniz olursa bana bir mesaj atmayı da unutmayın.
Kısa kısa olan biteni geçeyim, herkesi ilgelendiği kısmı okusun. Neler yaptım:
İletiştim
Bu uzak kalmak kavramının mesafe ile bir ilgisi olmadığını düşünmeye başladım. Tamamen vakit ile ilgili. Bir insana ne kadar çok vakit ayırırsan o kadar yakın oluyorsun bence. Ben de daha az vakitle daha ulaşılabilir olmaya çalıştım.
Siteme eklediğim "Bana mesaj gönderin" özelliği gerçekten kullanışlı oldu. Nerede olursam olayım sizlerden SMS alabiliyorum. Önce kimse kullanmaz diye düşünmüştüm ama oldukça kullanılıyor. Bir yerden birisinin aklına geliyorum ve birden bir mesaj alıyorum, güzel bir şey.
Skype ile daha ulaşılabilir oldum. Eğer bir şekilde Skype adresime sahipseniz beni her zaman arayabilirsiniz. Çevrim içi olmasam bile direk cep telefonuma ulaşacaksınız. Bu da, numaran ne, nasıl arayacağız biz seni vs gibi bir kaç problemi çözdü bence.
Sosyalleştim
Yani tam olarak sosyalleşmedim de sosyal iletişim araçlarını biraz daha fazla kullanmaya başladım. Zaten alem olmuş on yüz bin tane sosyal iletişim aracı bana sadece onları kullanmak düştü.
Bu konuda web sitemi de güncelledim. Belli başlı hesaplarımın listesini tek bir sayfada topladım.
Gezdim
Bahar ve Yaz insanı gezmeye teşvik eden aylar. Ben de ne kadar sulak yer varsa dolandım. Kumsal da kazı yaptım, tavla oynadım, karpuz yedim vs. Burayı sanırım en iyi fotoğraflarla anlatabilirim:
Okudum
Kütüphaneden kitap alıp okumak, satın alıp okumaktan kesinlikle daha keyifli. Belki yazarlar için kötü bir şeydir bu ama ne yapayım benim için öyle. Niye derseniz:
1. Bedava eğlence, güzel bir şey
2. Bedava. Eskiden bir kitabı beğenmesem bile sonunu getirmeye çalışırdım. Şimdi beğenmediğim yerde bırakıyorum. Hiç vicdan azabı, ben buna para verdim okumalıyım hissi yok. Zamanın daha değerli. Gidiyorum başka kitap alıyorum.
3. Kitaplar benim değil. İade etmem gerektiğini, üzerinde bir tarih olduğunu biliyorum. Daha seri okuyorum, daha çok okuyorum.
Öğrendim
Burayı okuyanlar benim teknik yazılarımdan çok sıkılıyorlar biliyorum. Onun için çabuk geçiyorum burayı. Android ve Bada benim için son 6 ayın favori ikilisi oldular, bu kadar söylüyorum ve atlıyorum.
Hastalandım
Evet yaz ortasında bir ara hastalandım. Bir ara da alerjilerim çok arttı. Özünde can sıkıcı olaylar. Sonuçta ufak tefek şeyler bir şekilde atlattım tabi ama tekrar tekrar söylemek isterim ki her şeyin başı sağlık.
İzledim
Pek çok film izledim son zamanlarda ve çoğunun adını bile hatırlamıyorum. Benim için yazın favorisi Toy Story 3 oldu. Oldukça eğlenceliydi.
Senfoni orkestrası eşliğinde havai fişek gösterisi izledim ki bambaşka bir şeydi. Olur da denk gelirse seneye de ordayım. Arkada Imperial March çalarken birden havai fişeklerin patlaması acaip bir duygu. Bir death star eksikti o da olmaz zaten umarım :)
Dünya kupasını izledim doğal olarak. Ama herkes izledi galiba çok yazmaya gerek yok.
Çalıştım
Önce normal çalıştım. Sonra başka başka şehirlere gittim. Başka başka ülkelerden insanlarla çalıştım. Eğlenceli bir şey aslında, hem keyifli bir şey yapıp hem de üste para almak. Garip ama gerçek budur belki :p
Değiştirdim
Blog'un görünüşü daha ferah daha geniş olduğunu düşündüğüm bir tema ile değiştirdim. Umarım eskinisi aratmaz ve okuması gerçekten kolay olur.
Başka da hiç bir şeyi değiştirmedim. Aynen kullanıyorum. Ne demişler eskisi olmayanın yenisi olmazmış :)
Hatırladım
Çoğu zaman unuttum aslında. Doğum günlerinizi unuttum, başka özel olayları unuttum, aramayı unuttum, email atmayı unuttum ama sizleri unutmadım. Her zaman hatırımdasanız. Hoşçakalın sevgiyle kalın. Olur da vaktiniz olursa bana bir mesaj atmayı da unutmayın.
Pazar, Mayıs 23, 2010
Teşekkürler - 27
Doğum günümü hatırlayan, hatırlamayan, bir senedir hayatımda olan, beni destekleyen, beni seven, iyi dileklerini ileten, arkadaşlığını esirgemeyen herkese çok teşekkür ederim.
5. geleneksel kendi kendime doğum günü mesajımda yine geleneği bozmayarak kendime iyi, mutlu, güzel, sağlıklı ve sevdiklerimle birlikte bir yıl dilerim.
Saygı ve sevgilerimle,
Ahmet
5. geleneksel kendi kendime doğum günü mesajımda yine geleneği bozmayarak kendime iyi, mutlu, güzel, sağlıklı ve sevdiklerimle birlikte bir yıl dilerim.
Saygı ve sevgilerimle,
Ahmet
Pazartesi, Şubat 22, 2010
Yorumlar
Son bir hafta içinde pek çok kişiden mesaj aldım. Burayı güncellemenin de en büyük zevki bu, ne zamandır konuşmadığım insanlardan tekrar bir haber almak. Murat gönderdiği mesajın sonuna Macbeth'in açılışından küçük bir parça eklemiş, hoşuma gitti onu da burada yayınlıyorum.
Üçüncü kişi yine Murat'ın isteğiyle Onur. Neden bize üç cadılı kısmı seçmiş onu bilemiyorum, belki buna da başka bir yorumunda açıklık getirir.
Hoşçakalın.
Maalesef düzgün bir Türkçe tercümesini Internet'de bulamadım. En olabilecek şu var onu da kim çevirmiş bilmiyorum:
Üçüncü kişi yine Murat'ın isteğiyle Onur. Neden bize üç cadılı kısmı seçmiş onu bilemiyorum, belki buna da başka bir yorumunda açıklık getirir.
Hoşçakalın.
When shall we three meet again
In thunder, lightning, or in rain?
When the hurlyburly's done,
When the battle's lost and won.
Maalesef düzgün bir Türkçe tercümesini Internet'de bulamadım. En olabilecek şu var onu da kim çevirmiş bilmiyorum:
(Üçümüz) Ne zaman buluşuruz bir daha
Gökgürültüsü, yıldırım veya yağmurda?
Bu velvele bittiğinde,
Savaş kaybedilip, kazanıldığında.
Pazar, Şubat 21, 2010
Bana Mesaj Gönderin

Sağ tarafa, en üste yeni küçük bir kutucuk ekledim. Bana mesaj gönderebilmeniz için. :)
Buraya kısa bir mesaj yazıp küçük ok tuşuna tıkladığınızda her nerede olursam olayım mesajınız bana ulaşacak. Yani hedef bu, olabilir de olmayabilir de. Blog'dan bana SMS gibi bir şey hem de kontör falan harcamadan.
Hala nedir bu, biz anlamadık diyenler için özenle hazırladığım kullanma kılavuzunu da buraya iliştiriyorum.
Hoşçakalın..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)